Uyku ve Trafik

Uyku ve Trafik


Trafik canavarına atfedilen suçlardan biridir uykusuz ve yorgun yola çıkmak…Suçların en ağırlarından biri belki de, çünkü doğrudan sürücünün kendisiyle ilişkili bir sorundur bu durum ve sonunda en ağır sonuçları olan kazaların sebebiyetidir.İnsana bağlı kazalar tüm kazaların %90 ‘ını teşkil ederken, İnsana bağlı kaza sebepleri içinde alkollü araç kullanmanın en sık ve önemli neden olduğu düşünülür. Bu düşünce çok yanlış olmamakla beraber ülkemizde yapılan istatistikler, uykusuz araç kullanmanın %70.2 ile ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Trafik kazası sebepleri arasında ikinci sırada aşırı hızlı araç kulanma, üçüncü sırada ise alkollü araç kullanmak yer alıyor. Diğer ülkelerdeki durum gözden geçirildiğinde, aşırı uykululuğun getirdiği kaza yüzdeleri %1-16 arasında değişiyor.

Uykulu ve yorgun araç kullanma ile ortaya çıkan kazaların tüm dünyada genel özellikleri ağır kazalar olması, gece geç saatlerde meydana gelmesi, genelde kazaya tek aracın karışması ve sürücünün araçta yalnız olması, kazanın hız limitinin yüksek olduğu, uzun, sıkıcı yollarda meydana gelmesi, olay yerinde fren izlerine rastlanmaması, aracın yoldan çıkması sayılabilir. Peki bu tür kazalar daha çok kimleri tehdit eder? Özellikle  uzun yol, ağır vasıta  sürücüleri tehlike altındadır…sıklıkla gece yolculuğu yapmak zorunda olanlar, uyku bozukluğu yaşayanlar, vardiyalı çalışanlar, uyku verici veya dikkat dağınıklığına neden olan ilaç ya da alkol kullananlar risk altındadır. Yaklaşık 150 kilometreden fazla yolculuk, iki gün içinde 9 saaten az uyku risk yaratır.

Neden uyku bu kadar önemli? Araç kullanımında dikkat, konsantrasyon, hızlı karar verebilme, motor koordinasyon oldukça önemlidir ve uyku halinde tüm bu yetenekler zayıflar hatta ortadan kalkar.

Hergün yeni bir kaza haberi birilerinin içini sızlatır, birilerinin yüreğini dağlar. Daha bugün bir haberde, Sivas’ ta yolcu otobüsünün sürücünün uyuması sonucu dereye yuvarlandığı ve 41 yaralının olduğu yer alıyordu. Birkaç basit önlemle bu kadar ağır bedeller ödemek zorunda kalmayacağızdır. Yılda tahminen 10.000 kişiyi trafik kazasında kaybediyoruz.tahminen diyorum çünkü, olay yerinde tespitlerin dışında ölenlerin sayısı bilinmiyor.

Sıcak, rahat, monoton ve yemek yenilen ortamlar, tatli ve bol karbonhidrat içeren yiyecekler, seyahat ve yorgunluk uykuyu , uyku bozukluğu olmaksızın aktive eder. Mikrosleep olarak tanımladığımız birkaç saniye süren uyku atakları, iş kazaları ya da trafik kazalarına sebep olabilir. Bu uyku atakları esnasında sürücü en yakınındaki aracı, işareti fark edemez ve yoldan çıkar.  Duran araca çarpabilir. Sürücülerin tahminen %25-50 si en az bir kere direksiyon başında uyudukları bildirilmiştir.

Uyku hali araç kullanırken nasıl fark edilir? Sırtta, boyunda ağrılar, gözlerde karıncalanma, esneme, gözleri odaklamakta güçlük, trafik işaretlerinin fark edilmemesi, ya da hatırlanmaması, aracın yolda sağa sola kayması, ani durup kalkışların olması uykunun işaretleridir.Bu durumda neler yapılabilir? Tabi ki uykusuzluğun çaresi yine uykudur. O nedenle de uyku alametleri baş gösterdiğinde aracı uygun bir yere çekip 15-20 dakikada olsa uyumak en iyi çözümdür. Kahve içmek te geçici bir çözüm olabilir. Bununla beraber uzun yolculuklarda bir yol arkadaşı almak, gerektiğinde aracı ona bırakmak, müzik dinlemek, camdan havalandırma sağlamak, aracı durdurup biraz hareket etmek uyku açıcı olabilir.
Uyku bozuklukları içinde en çok kaza sebebiyeti olabilecek durumlar içinde uyku apne sendromu, narkolepsi sayılabilir. Bu hastalıklarda gün içinde devam eden sürekli bir yorgunluk ve tekrarlayıcı uyku atakları vardır.bu kadar sık uyku ataklarından birinin araç kullanımı sırasında olması kaçınılmazdır…Gece uykuda horlama ve nefes durması şikayetlerini sıklıkla yatak partnerleri farkeder. Bu durumun ciddi alınarak uyku laboratuarlarında tetkiki ve tedavisiyle çözüm mümkündür. Sebebine yönelik bazen ufak cerrahi bir operasyon, kilo vermek, bazen de CPAP(burundan sürekli pozitif hava basıncı uygulaması) ve ağız içi araçlarla  sorun çözülebilmektedir. Böylelikle hem yollar ve diğer hayatlar, hemde kişinin kendi hayatı tehditten kurtulur.

 

Paylaş

Gelisim Psikiyatri