Şizofreni Nasıl Başlar

Şizofreni Nasıl Başlar


Şizofreni hastalığı, genellikle 18-25 yaşları arasında başlangıç gösterip bazen hızlı bir seyirle günler içinde tüm belirtiler gözlenir. Bazen de yıllar içinde yavaş ve sinsi seyreder.  onun içe dönük , durgun, sessiz yapısı bazen garip düşünceleri olmasına karşın olağan karşılanıp, kişiliğinin böyle olduğu inancı ile hastalık için başvuru gecikmeye uğrar. Okul ya da iş başarısı bozulur, dikkatini toplamakta güçlük yaşar, çevresinde olup bitenden haberdar olmak istemez ilgisini kaybetmiştir. Kendine bakımı azalır, günlerce banyoya girmese de rahatsızlık duymaz. takıntılı uğraşları vardır, saatlerce aynada bedenini inceleyebilir, dini uğraşlarında belirgin artış olabilir. Bazen de platonik olduğu zannedilen takıntılı bir aşk hikayeleri olur. Hatta aile onun aşık olduktan sonra bu şekilde hastalandığını dile getirir. Bu durumlarda şizofreni tanısı konulmadan önce başka hastalıklar da düşünülebilir, karışabilir.

Bazı hastalarda belirtiler hafif seyrederken bazılarında şiddetli belirtiler olabilir ve bu durumda hastaları kontrol etmek güçleşebilir. Hasta   tamamen hareketsiz kalabilirken, aşırı hareketlenip saldırgan tutumlarla “camı-çerçeveyi,, indirebilirler.en yakını, onu en çok seven annesi dahi onun için düşman olabilir. Annesinin kendini zehirlemeye çalıştığı, yemeklerine zehir konulduğu inancıyla yemeyi de kesebilir, günden güne zayıflarlar. Her an tehlike altında olduğu inancı ile bulunduğu odaya kendini kilitler ve uyumayı da redederler.

Yolunda gitmeyen birşeyler olduğunu anlamak çoğu kez en yakınındaki aile bireylerine düşer.Aileye büyük sorumluluk veren süreğen bir hastalıktır şizofreni.hastalığın başlangıcından itibaren hasta tarafından farkedilmesi çoğu kez güçtür. Hastalığın başında duyduğu seslere, duyumlara yani halüsinasyonlara(varsanı), takip edildiği, düşmanları olduğu, evde dinlenildiği, kamerayla izlendiği v.b hezeyan(sanrı) yani gerçekte olmayan şeylere inandırma çabalarına ailenin herseferinde itiraz etmesi “ yok öyle bir ses ya da seni kimse izlemiyor,, şeklindeki açıklamaları onun tüm bu belirtileri saklama eğilimine iter. Bu düşüncelerin ve varsanıların içeriğine bağlı olarak kendini ya da birilerini korumak adına önlemler alabilir. Evdeki telefonu, kamera sandığı cihazları yok edebilir. Olabilecek tehlikelere karşı yakın ilişkilerden kaçnır.

Yaşanan bir vaka “doktor kızımızın hastalığı ne?,, diye kapıdan danışmanlık için giren anne babanın anlatımları ve sonrası:

Anadolunun birşehrinden kızlarına ne olduğunu anlayabilmek için kalkıp gelmiş bir aile. Kızları arabada abiyle birlikte oturuyordu. Kendisi kesinlikle hasta olduğuna inanmıyor ve  doktorların beynine cihaz yerleştirip onu kontrol edeceğine inanıyordu. Şu an 18 yaşında, annenin anlatımı “ hep sakin, sessiz bir gençkızdı. 16 yaşında iken okulda bir öğretmeni, kendisinden konuşmasını isteyince sınıfta bağırıp çağırmış. O öğretmenin kendisne tecavüz etmek istediğini anlatmıştı. Hatta bizde inandık önce. Okula göndermek istemedik. Öğretmenleri bizi çağırdılar, kızınız kendi kendine konuşup gülüyor derste diye şikayet ettiler. Bizde okuldan aldık. Hiç itiraz etmedi. Komşumuzun kızında da sorunlar olmuştu da ona ergenlik sorunları var demişler. Bizim kızımızın da aynı sorunları olduğunu düşündük.Evde bütün gün camın önüne oturup, birileriyle konuşur gibi dudaklarını oynatıp duruyordu. Birgün benim cinlerimin nerde olduğunu sordu “öyle şey olmaz kızım,, dedim, kendisinin kırmızı ve mavi cinleri olduğunu onların kendisine ne yapacağını söylediklerini anlattı. Hemen bir hocaya götürdük. Bir yıl boyunca muska, büyülerle uğraştık. İş üç harflilerle (cinlerle) kalmadı. Evliya olduğunu mezardakileri çıkaracağını söylemeye ve geceleri uyumamaya başldı. Bir gece evden çıkmış , mezarlığa gitmiş. Sabaha karşı bulduk. Çok korktuk.Saçma sapan birşeyler anlatıp duruyordu. Sabaha karşı cinlerle ölüleri kurtaracak, güneşe ulaştıracakmış. O zaman anlayabildik ancak, kızımız hastaydı. Hemen hastaneye koştuk.Bir yıl hocalarda zaman kaybettik.,,

 

Paylaş

Gelisim Psikiyatri