Savunma Düzenekleri(Mekanizmaları)

Savunma Düzenekleri(Mekanizmaları)


Freud’a göre savunma benliğin utanç verici, katlanılmaz duygu ve tasarımlara karşı direnmesi (1894)ve çatışmalarda kullandığı işlemlerin tümüdür (1926). Bu tanım savunma anlayışının çatışma ve bunaltıya karşı kullanılan benlik işlemleridir.Bunlar genellikle bilinçdışı süreçlerdir ve birey ne tehlikenin ne de kullandığı savunmanın bilincindedir.

Klinik gözlemler benliğin tüm yeti, işlev ve yapısal öğelerini ,hatta bunlardaki bozuklukları da savunma amaçlı olarak kullandığını göstermektedir. Benliğin her türlü bozukluğu bir savunma olarak kullanabildiği , narsisistik nevrozlar ve borderline bozukluklarda çarpıcı  bir biçimde gözlenir.Psikoterapi uygulamalarında çatışmalar işlenirken ilişkiler,tutumlar ,davranışlar ve savunma amaçlı eylemler özgül savunmalardan çok daha fazla gündeme gelir.

Özgül savunma düzenekleri alt ve üst düzeydekiler diye keskin sınırlarla birbirinden ayrılarak sınıflandırılır. Bu tür sınıflandırma onların birbirleriyle bir ilintileri olmadığı, birinin bulunduğu yerde diğerinin yok olduğu şekilde yanlış düşünceler uyandırmaktadır.Oysa borderline hastaların başarılı biçimde sağaltılmasından sonra bölme kaybolur,ancak bu kez bastırma ve ona yakın düzenekler işlerlik kazanır;klasik nevrozlarda bastırmanın işlenmesi sonucu bölme ve ona yakın düzenekler ortaya çıkar.Yani uygulamalar alt ve üst düzeydeki savunma düzeneklerinin aralarında bir ilinti bulunduğunu, birinin etkin olduğu yerde diğerinin gerilerde kaldığını, ama ortadan kalkmadığını gösterir.

SAVUNMA

1.Savunma İşlemleri

Savunma amaçlı tutum,davranış,dizge ve işlevlerdir.

2. Özgül Savunma Düzenekleri

Klasik kitaplarda gelişim düzeylerine göre iki kümeye ayrılırlar:

A.Alt düzeyde ilkel savunmalar

Bölme,Yansıtmalı Özdeşim,Yadsıma,İlkel Ülküleştirme,Yüceltme, Değersizleştirme-tüm güçlülük

B.Üst düzeyde gelişmiş savunmalar

Bastırma, Yansıtma, Yadsıma, Yer Değiştirme, Döndürme, Karşıt-Tepki, Kurma, Yapıp Bozma, Soyutlama, Düşünselleştirme, Akla Uygunlaştırma.

2.ÖZGÜL SAVUNMA DÜZENEKLERİ

Anna Freud savunma düzenekleri anlayışını daha da geliştirmiştir.” Ego ve Savunma Düzenekleri” (1936) adlı kitabında savunmaların dinamik anlayışın temelini oluşturduğu görüşünü öne sürmüştür.Savunmaların kaynaklarını,ortaya çıkış biçimlerini,bir sırayı izleyip izlemediklerini ve özel hastalıklarla bir ilişkilerinin olup olmadığını araştırmıştır. Gerileme,karşıt tepki kurma,yalıtma ve yapma bozmanın  saplantı-zorlantı nevrozunun özgül savunmaları olduğuna ilişkin görüşü güncelliğini hala korumaktadır .Savunma düzenekleri şöyle özetlemiştir: Bastırma,Gerileme, Karşıt tepki Kurma,Yalıtma, Yapıp Bozma,Yansıtma, İçe Atım, Kendine Yöneltme, Yüceleştirme,Yer değiştirme.Bunların yanı sıra tasarımlarda yadsıma, söz ve davranışlarda yadsıma,saldırganla özdeşleşme, bir tür özgecilik(altruizm) ve düşlemlere kaçışı da ergenlerin özgün savunmaları arasında sıralamıştır.

Özgül savunma düzeneklerinin ortak birkaç niteliği üzerinde durmakta yarar vardır.

a.Hangi düzeyde olursa olsun,savunmalar tek başlarına kullanılmazlar. Yadsıma,yansıtma ve bastırma,yansıtmalı özdeşleşme ve ilkel ülküleştirme vb. bölmeye eşlik eder.Amaç bastırma ve bölmenin güçlendirilmesidir.Genellikle, istenmeyen bir duygunun ya da korku veren bir tasarımın bilinçten uzaklaştırılması için birkaç savunmanın birlikte kullanılması da yetmez.Bu savunmaların benliğin başka savunma işlemleri ve dizgeleriyle tamamlanmaları ve güçlendirilmeleri gerekir.Bu yanıyla ele alındığında  savunma, benliğin katman katman uyguladığı işlemlerin tümüdür. Bu işlemlere özgül savunmalar yanında benliğin birçok yeti ve yapısal öğeleri, hatta bozuklukları eklenir.

b.istenmeyen bir tasarımın alt bilince itilerek orada tutulduğu gibi bir savunma anlayışı, günümüzde geçerliliğini yitirmiş görünmektedir. Çünkü alt düzeydeki savunma düzenekleri, istenmeyen tasarımları alt bilince itmezler.Bölme ve ona yakın savunma düzenekleri yardımıyla, birlikte olmaları bunaltı yaratan karşıt tasarımların (iyi nesne ve kötü nesne gibi) birbirlerinden ayrı tutulması sağlanır. Birbirlerinden ayrı tutulan ruhsal ögeler bilinçten uzaklaştırılmazlar.Bu özellikleri nedeniyle bölme ve onun destekleyicileri başarısız savunmalar olarak da tanımlanırlar.

c.Birliktelikleri bunaltı veren karşıt ruhsal ögelerin birbirlerinden ayrı tutulması, temeldeki yapısal bir bozukluğa dayanır. Çünkü ruhsal gelişimde ancak bütünlükleri sağlanamamış ruhsal ögeler birbirlerinden ayrı tutulmaktadırlar. Benlik diğer yapısal ve işlevsel bozukluklarını da savunma amaçlı olarak kullanabilir.

Kaynak:Nevrozlar -1, Doç.Dr.Celal Odağ, İzmir-1999

Paylaş

Gelisim Psikiyatri