Özgüveni Tekrar Kazanmak

Özgüveni Tekrar Kazanmak


Özgüven kısaca kendimize güvenmek ve inanmaktır. Çeşitli nedenler ya da travmalarla kaybedebiliriz ama tekrar kazanılan bir kapasitedir. Bazen nasıl zedelendiğini bulmak yeniden yapılanmayı kolaylaştırır. Bazen de baştan inşa edilebilir.

Özgüven eksikliği yaşayanların, kendileri için yetersizlik ( zeki, ilginç, güzel, cesur v.s ) gibi algıları vardır ki diğerlerinin de böyle algıladığını düşünürler. Bu algılama şekli her konuda olabileceği gibi bazı seçici durumlarda olabilir. Hatta belli ortam, mekan ve zamanda bile değişebilir. Yani değişken bir olgudur özgüven..Bugün  oldukça özgüveni iyi hissederken bir başka gün azalmış hissedebiliriz de. Her şarta genellememek önemli. Sürekli özgüvensiz olduğumuza inanmak bizi kısıtlayacak, yapabileceklerimizden de alıkoyacaktır.

Genelde özgüven eksikliği yaşayan kişiler ;

Eleştiriye tahammülsüz olurlar,

Başkalarının kusurlarını görmeye meyilli olurlar,

Kendileri hakkında hep iyi şeyler duymak ister ya da kendi algılarıyla çelişeceğinden iltifat ya da kendisiyle ilgili olumlu yorumlardan rahatsız olabilirler,

Kendi hatalarını kabullenmeyip suçlayıcı ya da sürekli kendini suçlama eğilimi vardır.

Rekabet içeren durumlardan kaçınırlar,

Diğerlerinin kendisini yetersiz göreceğine inandığı ortamlarda çekingen ve yalnızlık yaşarlar,

Kolay kolay hayır diyemezler ve istismara açık olurlar,

Geçmişteki hata ve kusurlara fazlaca takılır kalırlar,

Hemen her olayda olumsuz tarafı görmeye meylederler.

Genelde kaygılı, isteksiz ve kararsız olurlar.

Yeni deneyimler korkutur.

TEKRAR ÖZGÜVEN;

Özgüven, kişi kendini olduğu gibi kabul ettiği zaman gerçekleşir ve geliştirilebilen bir olgudur. Özgüven sorunu zaman zaman hepimizin yaşayabileceği bir sorundur . Kendimizi yenilemeye açık olmakta başa çıkmanın bir yoludur.

Hangi hususta olursa olsun istenilen sonuca ulaşılamasa bile gereken çaba ve özenin gösterilmesidir önemli olan. Yapabileceklerimizin sınırları ve yapamayacaklarımızı bilmek bunun için önemlidir. Her konuda her şartta başarılı olunması gerektiğine inanç; gerçekçi değildir.

Hangi durumlarda ya da kişilerle birlikteyken özgüvenimizin azaldığı ya da arttığını; ihtiyaçlarımızı farketmek önemli. Ancak kendini tanıyan kişi hayatını yönetebilir. 

Başkalarının bizim hakkımızda ki düşüncelerine aşırı odaklanmak ancak kendi verilerimize güvenmediğimizde olur. O nedenle dış odaklı değil, iç odaklı olmaya çalışmak önemlidir.

Gerektiğinde kendimizi suçlamadan eleştirebilmek te bir gelişmedir. Bu şekilde hatamızı düzeltme şansını kendimize vermiş oluruz ki bu da en doğal hakkımızdır.

Kendimize dair olumlu şeyler görebildikçe diğer kişilerin ve olayların da olumlu taraflarını görebiliriz.Kendimizin iyi yönlerini  yazılı şekilde sıralamakta yardımcı olabilir. Hatta çevrenizdekilere de ekleyebilecekleri şeyleri sorabilirsiniz. Hayatımızın bir anında karşılaştığımız bir sözcük ya da cümlenin nasıl bir anda değişim yarattığını biliriz. “ne kadar beceriklisin,, “çok zekisin,, v.s

Geçmişe takılmak önümüzdeki bir takoz gibidir ve aşılamaz bir engel gibi görünüyor ise yardım almakta en iyisidir.

Başkalarıyla kıyaslamak ve kıyaslanmak özgüvenin en  zorlandığı durumdur. Bazen ebeveynler çocuklar arasında yapar, bunun kamçılayıcı olacağını zannederler ama yanılırlar. Başkalarının ne kadar çaba gösterdiği ya da hangi şartlarda olduğunu değerlendirmeden böyle bir kıyas gerçekçi değildir. Kendimiz için de yapamayız.

Özgüven, kendimizi tanımakve sorumluluk almakla başlar; hata yapmaktan korkmadıkça beslenir; kendimizi ve yeteneklerimizi önemsedikçe de gelişir.

 

Uzm.Dr.Funda Güdücü SAĞIR

Paylaş