Öfkeyle Kalkan Zararla Oturur – ÖFKEEE!

Öfkeyle Kalkan Zararla Oturur – ÖFKEEE!


Kişiye göre öfke için genelde haklı bir sebep vardır. Kişi öfkelenmediğini ya da öfkelendirildiğini savunur. Kimi elinde silah olsa herkesi vurabileceğinden bahseder, kimi ne yaptığını hatırlamadığından; kimi de fiziksel şiddete başvurmadığı sürece sorun olmadığını düşünür. İster ses tonu yükselsin, bağırsın çağırsın; isterse vursun tüm bu davranışlar öfke duygusunun saldırgan yansımasıdır. Bazı araştırmacılar öfke duygusu ile saldırganlık ya da düşmanca tutumları farklı değerlendirirler.

Önce kişinin bunu bir duygu olduğunu kabul etmesi, yok saymaması; ihtiyaçların, isteklerin karşılanmaması karşısında verilen duygusal tepki olduğunu anlaması öfkeyi sağlıklı şekilde yönetebilmek ve yaşamak açısından önemlidir. Öfke sınırlandırılabildiği sürece sağlıklıdır, kişiyi bazı tehditlere karşı uyarır ve korur. Yani öfke bir intikam şekli, sorun çözme, diğerini kontrol etme veya hak arama yolu değildir.

Aslında öfke ya da kızgınlık üzüntü, kırılma, korku, kaygı, reddedilme, yalnızlık, değersizlik gibi birincil duygulara ikincil gelişen bir duygudur. Yani kişi öfkeli ve kızgınken kimi kez “ yalnızım,, kimi kez “üzgünüm, endişeleniyorum,, diyordur.

Genelde çabuk öfkelenen ve düşmanca davranışlar sergileyen bireylerde bedensel bazı rahatsızlıklarda sıklıkla görülmektedir. Kalp ve damar hastalıkları, ülser, baş ağrısı gibi hastalıklara yatkınlıklar yanı sıra bu kişilerin alkol ve sigara tüketiminin daha yoğun olduğunu, araştırmacılar ortaya koymuştur.

Öfke genellikle kabul görmeyecek davranışlara eşlik ettiğinden duygu olarak da redde uğramakta ve bunu bir sorun olarak yaşansa da yardım arayışından kaçınılmaktadır.

Öfke açıkça bazı davranışlarla anlaşılabileceği gibi dolaylı da ifade edilebilir. Vurmak, bağırmak, küfür etmek, suçlamak, alay etmek, aşağılamak doğrudan ifadelerdir. Dolaylı öfkenin en önemli göstergelerinden biri depresyondur. Depresyon kişinin öfkeyi kendine çevirmesi, kendisine saldırmasıdır. Sessizlik, çekingenlik, gerginlik, ağlama, yeme bozuklukları,  şiddet içerikli fantezi ve rüyalar da yine öfkenin dolaylı ortaya çıkışıdır.

Öfke uygun bir şekilde ifade edilmediği ya da kendisine, ailesine, çevresine zarar verici tutumlara dönüştüğünde mutlaka başa çıkma yöntemlerini öğrenmek gerekir. Öfke ile davranmayı yaşam biçimine dönüştürmek sorunu içinden çıkılmaz hale getirir.

Öfkeyle başa çıkmak için neler yapılabilir?

Kişi için öfkenin hayatındaki işlevini keşfetmesi öncelikle gereklidir. (suçlama mı, intikam mı, engellenmeye karşı tahammülsüzlük mü vs.) Bunu doğru yoldan ifade edebilmek için bu gereklidir. Bunun için de tetikleyen durumları ve işaretlerini fark etmek önemlidir.

Öfkenizi kontrol edebileceğinize inanmak, sakinleştirecek cümleler tekrarlama ve derin nefes almak işinizi kolaylaştıracaktır.

Çevrenizdekilere öfkelendiğinizi iletmek, gerekirse bilgi verip ortamdan uzaklaşmakta çözüm olabilir.

Öfkeyi, başa çıkamadığımız diğer duygular için araç yapmak yerine espri gibi başka savunma yollarını öğrenmekte bir çare olabilir.

Psikoterapide de öfkeye yönelik gerçek farkındalık üzerine çalışmak, sosyal beceriyi ve iletişimi destekleyen yaklaşımlar temel çalışma prensipleridir.

 

Uzm. Dr. Funda Güdücü Sağır

Paylaş

Gelisim Psikiyatri