Obsesif-Kompulsif Bozukluk( Takıntı Hastalığı)

Obsesif-Kompulsif Bozukluk( Takıntı Hastalığı)


Obsesyonlar  genellikle korku,tiksinti hislerinin veya doğru olmadığı bilinen rahatsız edici duyguların eşlik ettiği,sıkıntı verici,istenmeyen düşünsel yaşantılardır.Kişi bu düşüncelerin gerçekle uyuşmadığını kimi anlarda fark eder ve genellikle bunları dikkate almamaya veya bastırmaya çalışır.Kompulsiyonlar,yoğun sıkıntı veren obsesyonları azaltmak için yapılan açık davranışlar veya gizli zihinsel eylemlerdir.Bunlar katı,fakat sıklıkla ilgisiz,içsel talimatlarla yönlendirilen davranışlar olarak ortaya çıkabilirler.Dışsal uyarıların doğası veya yoğunluğu ile ilişkisizdir.obsesyon

Temel Nedensel Teoriler:Erken çocukluk çağına ait yaşantılar gibi psikoanalitik açıklamalar,davranışçı,postravmatik,epileptik,beyin travması,genetik ve enfeksiyon sonrası durumlar öne sürülen etiolojik teorilerdir.

Sıklığı:Her ne kadar OKB yaşam boyu devam eden bir hastalık olarak düşünülse de,genç erişkinlerde yaşam boyu yaygınlık oranı yaşlılardan 2 kat daha fazladır.

Genelde OKB`de başlangıç çocuklukta  ya da erken erişkinlikte olmaktadır.2/3`nin başlangıcı 25 yaşından öncedir ve sadece %15`i 35 yaşından sonra başlar.Yaklaşık olarak 1/3`i çocukluk ve erken yetişkin dönemde başlar.Bu popülasyonun  erkek/kadın oranı 2:1`dir.Erişkin popülasyonunda ise OKB, az farkla kadınlarda daha fazladır.

Spesifik  obsesyonların ve kompülsiyonların sıklığı popülasyon içinde oldukça sabittir.Bulaşma korkuları bütün OKB  hastalarının  yaklaşık % 50`sinde görülür.Herhangi bir şeyden emin olamama  endişeleri [patolojik şüphe]  de yüksek bir yaygınlığa  sahiptir[%40].Diğer obsesyonlardan,simetri ihtiyacı,kendisine veya bir başkasına zarar verme düşünceleri ve cinsel takıntıların sıklığı daha düşüktür[% 25-30].Kontrol etme ve bulaşma ritüelleri baskın ritüellerdir[% 50-60].Tertiplilik,sayı sayma,tekrarlama ve  tekrarlayıcı boş inanca  bağlı eylemler gibi diğer eylemlerin görülme sıklığı daha azdır[% 30-35].OKB`li  birçok hasta [% 60] çok çeşitli obsesyon veya kompulsiyonlara sahiptir.Genel  popülasyonla karşılaştırıldığında, aile üyelerinin içinde OKB hastalığının [%10] görülme sıklığı daha fazladır.İlginç olarak,çocukluk çağı OKB hastalarının ailelerinde OKB görülme oranı,erişkin OKB`lilerin ailelerine göre daha yüksektir.

Belirtiler ve Bulgular:

Korku  ve belirsizlikten kaynaklanan hoş olmayan yaşantılar veya bazı şeylerin tam olmadığı veya yanlış olduğu hissi obsesyonların klinik özellikleridir.Obsesif düşünceler obsesif yaşantı ile birlikteki özgül düşüncelerdir.Obsesif düşünceler obsesif yaşantıları açıklamak için  sıklıkla saçma ve yetersiz kalırlar.Obsesyonlar kirlenme algısı ile bağlantılı korkutucu veya iğrendiği hoş  olmayan zihinsel düşünceler,kötü bir şeyler olduğu veya olacağı  hissi veya hemen yapılması gereken tamamlanmamış bir şeylerin  olduğu hissi şeklinde  oluşabilirler.Acil bir şeylerin yapılması gerektiği hissi hemen her zaman hoş olmayan yaşam ile birliktedir.

Obsesyonlar kompulsiyonlar olmadan da olabilir,bir eylem yapılmadan sıklıkla sadece kişisel farkındalıkla hoş olmayan hisler kısmen giderilebilir.Böyle bir  durumda kişi sadece,aslında bulunmayan veya gerçek olmayan korkuları için tekrar güven duygusu  arayışı  içinde olabilir.

Kompulsiyonlar,obsesif düşünceler ile ilişkili hoş olmayan  durumları azaltacak iradeli cevapların  verilmesidir.Genellikle  obsesyonlar etrafındaki fikirler ile uyumlu olarak yerine getirilirler.Bunlar belirgin davranışlar ya da kontrol,dua etme,sayı sayma veya başka diğer  zihinsel ritüeller gibi gizli zihinsel  aktiviteler şeklinde olur.Zihinsel kompulsiyonlar obsesif düşüncelerden;kendiliğinden oluşan duyusal ve  mental yaşantılardan daha çok bir amaç için yapılan iradeli zihinsel eylemler oldukları için farklıdırlar.Her ne kadar kompulsiyonlar duruma özgül veya  obsesif düşüncenin içeriğine bağlı olarak oluşsa da,genellikle tekrarlayıcı tarzda gerçekleştirilir.Kompulsiyonlar spesifik obsesif düşüncelerin yokluğunda bile gerçekleştirilebilir.Her iki durumda kompulsiyonlar,doğru olmayan veya  tam olmayan bazı hislerin sıklıkla karşılığıdır.

OKB`li birçok erişkin korkularının veya davranışlarının gerçekle bağdaşmadığını veya aşırı olduğunu bilirler.Bununla  birlikte OKB`de içgörü değişebilir,semptomlarının saçma olduğunun tam olarak  farkında olması durumundan;bireyin korkularının  gerçekliğini tam olarak kabul ettiği ve bunun sonucunda  yaptığı davranışların gerekliliğini savunduğu bir  sanrısal duruma  kadar uzanabilir.Bazı erişkin  hastalar sadece hastalıklarının alevlenme dönemlerinde içgörülerini yitirirler.Diğerleri,yani sıklıkla şizotipal kişilikler,hastalıklarının erken döneminde gerçek bir içgörüye sahip olabilirler veya hastalıklarının sessiz dönemlerinde geçici olarak içgörü sahibidirler.Geçmişte doğruluğu sıkıca savunulan obsesif bir düşünceyi belirtmek için “yüklü düşünce” terimi  kullanılmıştır.Pratik açıdan sanrısal  düşünceden ayrımı yapılamadığı için, bu terim daha sonraları  geçerliliğini yitirmiştir.Semptomları üzerine içgörüye sahip olmayan hastalar OKB`nin bir tanısal alt grubu olarak değerlendirilirler.

Kaçınma, OKB`nin dikkati çeken ikinci belirtisi olabilir.OKB hastası özellikle hoş olmayan  obsesyonları tetikleyecek veya zaman kaybettirici kompulsiyonlara yol açacak durumlardan kaçınacaktır.Kaçınmanın kendisi bir kompulsiyon değildir.Fakat hastalık şiddetlendiğinde kaçınma dikkati çeken klinik bir  özellik haline gelebilir.Tedavinin gidişi sırasında kaçınma azaltıldığında kompulsiyonlarda;hastanın   kompulsiyonları yaratan koşullarla artan yüzleşmesinin neden olduğu geçici bir paradoksal artış olabilir.

DSM-IV  Tanı Ölçütleri

A.Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar vardır:

Obsesyonlar aşağıdakilerden [1],[2],[3] ve [4] ile tanımlanır:

[1] bu bozukluk  sırasında kimi zaman istemeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan,yineleyici ve sürekli düşünceler,dürtüler ya da düşlemler

[2] düşünceler,dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yaşam sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir.

[3] kişi,bu düşünceleri,dürtüleri ya da düşlemlerine önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır ya da başka bir düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır.

[4] kişi,obsesyon düşüncelerini,dürtülerini ya da düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür[düşünce sokulması gibi değildir]

Kompulsiyonlar aşağıdakilerden [1] ve [2] ile tanımlanır:

1.kişinin obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar[örn.El yıkama,düzene koyma,kontrol etme] ya da zihinsel eylemler [örn.Dua etme,sayı sayma,birtakım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma]

2.davranışlar ya da zihinsel eylemler,sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sıkıntıyı azaltmaya ya da korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir;ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler ya  etkisizleştirilmesi ya da korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir.

B.Bu bozukluğun gidişi sırasında bir zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul eder.

Not:Bu çocuklar için geçerli değildir.

C.obsesyon ya da  kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur,zamanın boşa harcanmasına yol açar [günde 1 saatten daha uzun zaman alırlar] ya da kişinin olağan günlük işlerini,mesleki [ya da eğitimle ilgili] işlevselliğini ya da olağan toplumsal etkinliklerini  ya da ilişkilerini önemli derecede bozar.

D.Başka bir Eksen I bozukluğu varsa,obsesyon ya da kompulsiyonların içeriği bununla sınırlı değildir[örn.Bir yeme bozukluğunun olması durumunda yemek konusu üzerinde düşünüp durma;Trikotillomaninin olması durumunda saç çekme üzerinde durma;Vücut Dismorfik Bozukluğunun olması durumunda dış görünümle aşırı ilgilenme;bir Madde Kullanım bozukluğunun olması durumunda ilaçlar üzerinde düşünüp durma; Hipokondriyazisin olması durumunda  ciddi bir hastalığı olduğu biçiminde düşünüp durma;bir Parafilinin olması durumunda cinsel dürtüler ya da fanteziler  üzerinde düşünüp durma ya da Major Depresif Bozukluk olması durumunda suçluluk üzerine geviş getirircesine düşünme].

E.Bu bozukluk bir maddenin [örn.Kötüye kullanılabilen bir ilaç  ya da tedavi için kullanılan bir ilaç] ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

İçgörüsü az olan:O sıradaki epizoda çoğu zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul etmiyorsa.

Yararlanılan kaynak: Current Psikiyatri Tanı ve Tedavi Kitabı

Paylaş

Gelisim Psikiyatri