Kişilik Yapıları

Kişilik Yapıları

İnsanların davranış ya da görünüşlerine göre sınıflandırılmaları çok eskilere dayanır ve aynı tutkuyu yansıtır. Hipokrat ve Galeneus yüzyıllar önce kanlı (sanguin), sarı safralı (kolerik), kara safralı (melankolik) ve balgamlı; atletik, piknik, astenik ve displastik tiplere ayırmıştır.Scheldon endomorfik, mezomorfik ve ektomorfik kişilikleri tanımlamıştır.Jung ekstrovert ve introvert kişilerden söz etmiştir.Bu yazarlar sınıflandırmalarını insanların görünüş ve davranışlarına dayandırmışlar, davranışın ruhsal ögeleri ve bilinçdışı nedenleri üzerinde durmamışlardır. Freud ruhsal- cinsel (psikoseksüel) gelişim dönemlerini anlatırken oral , anal ve fallik dönemlerdeki davranış özelliklerini de belirtmiştir.Benlik, çatışma, bilinçdışı ve savunma gibi yeni ruhsal kavramları tanımlayarak kişilik yapısının dinamik anlayışına yeni boyutlar kazandırmıştır.Böylece kişilik yapılarını özgül çatışma, savunma ve davranışların oluşturduğu ruhsal bir bütün olarak anlama olanağı sağlamıştır.
Kişilik, Kişilik Yapısı ve Kişilik Bozukluğu Kavramları
Kişilik,kişilik yapısı, ve kişilik bozukluğu birbirleriyle karıştırılan ve bazen birbirlerinin yerine kullanılan deyimlerdir.Görüngüsel bir yaklaşımda bu karışıklık büyük sakıncalar doğurmaz, ancak dinamik bir değerlendirmeyi güçleştirilebilir.
Kişilik
Püsküllüoğlu ’na (1994)göre kişilik, kişinin kendine göre ayrılığı, öz yapısına uygun kendine özgülükleri, insana yakışacak tutum, alışkanlık ve davranış biçimlerinin tümüdür. Deyim konuşma dilinde olumlu özelliklerle yüklüdür. “Kişilikli biri” deyimi birey için güvenilirlik, değer, saygınlık ve deneyimlilik gibi olumlu sıfatları akla getirir.
Kişilik Yapısı
Psikoterapi kuramlarında “kişilik yapısı”sınırları olan bir “ruhsal bütün”, bir “ruhsal birim” anlamına gelir.Özgül bir benlik ve üstbenlik, özgül çatışmalar ve özgül savunmalar uyumlu bir “Ruhsal bütünü” ,yani “Kişilik yapısı” nı oluşturur.Benliğin örgütleme yetisi (organizasyon), sayılan ögelerin beraberce ve uyum içinde yapılaşmasında, yani kişilik yapısının kazanılmasında önemli görevler üstlenir.Bireşim (sentez) ve bütünleme (entegrasyon) işlevleri benliğin örgütleme yetisinin tamamlayıcılarıdır. “Kişilik yapısı” özgül işlevsel ve yapısal ögelerin bu yetiler aracılığıyla ve uyumu hedefleyerek oluşturdukları ruhsal bütündür.Değişkenlik ve karışıklığa karşın süreklilik ve kalıcılık kişilik yapısının özgül nitelikleridir.
Kişilik Bozuklukları
DSM-IV ‘ e göre kişilik bozukluklarının tanı ölçütleri, davranışlar ya da iç yaşantılara bağlı örüntülerdir.Bu anlayışa göre belirli davranışların birlikteliği kişilik bozukluğunu oluşturmaktadır.Oysa kişilik bozukluğunda yalnızca davranışlar değil başka ruhsal ögelerde etkilidir.Ruhsal ögelerin uyum amaçlı beraberliğindeki dengesizlik, çatışmalardaki çözümsüzlük ve üst benliğin yargılarındaki ölçüsüzlük kişilik yapılarındaki bozuklukların nedenidir. DSM-IV ‘kuramsız’ yaklaşımından ötürü, kişilik bozukluğundan sorumlu ruhsal ögeleri belirtmemektedir.Bu eksiklikler nedeniyle terimin psikoterapi uygulamalarındaki yararı tartışmalıdır.
Kaynak:Nevrozlar-1 Doç.Dr.Celal Odağ

best wordpress themes - wordpress themes 2012 - wordpress travel themes