“HAYIR,, Diyememek ve Sınırlar

“HAYIR,, Diyememek ve Sınırlar


Bay ve bayan “EVET,, olarak yaşamaya alıştığımızda bunun dışında bir ilişki kurma, sorun çözme yolu yokmuş gibi yaşarız. Diğerlerinin memnuniyeti, mutluluğu bizim o an katlandığımız sıkıntıyı bir morfin etkisiyle farketmemize mani olur. Hele benliğimizle uyuşmayan bir duruma uyumlanmak için ortaya koyduğumuz kabullenici, boyun eğici tutumlar zamanla sebebini anlayamadığımız yer ve mekanı uygunsuz öfke ile kendini gösteriverir.

Bu duruma düşmemek için bir çözüm yolu elbet var; gerektiğinde “HAYIR,, diyebilmek. Bu konuda zorlananların savunmalarını duyar gibiyim.

“ben bunu eşime söylersem günlerce küser,,

” ama hayır dersem kırılır,,

“elime mi yapışacak o üzüleceğine ben biraz yorulayım,,

“her zaman aynı şey oluyor bana işini yaptırıyor çok kızıyorum ama bir gülümsemesi yetiyor,,

Hayırla beliren sınırlarımız olmadığı sürece kendi benliğimizi de kavrayamayız. Neyi seviyoruz, neyi istiyoruz ya da istemiyoruz; sorumluluklarım nereye kadar. Sınır koyamadığımız sürece diğerinin sınırlarını da göremeyiz. Bu kaynaşmış durum içinde benliğimize ait hiç bir veri oluşmaz. Diğerini de kontrol etmeye çalışırız.

Peki, neden sınır koyamayız, hayır diyemeyiz?

Çocukluktan itibaren ebeveyni, kardeşleri, arkadaşları, öğretmenleri v.s memnun etme koşuluyla sevilme ve kabul görme; yani koşullu sevgi en önemli sebeplerden biridir. Kendisinden bekleneni yapmadığı takdirde onun tarafından reddedileceği, terkedileceği, cezalandırılacağı; kötü ve bencil olarak düşünüleceği endişeleri temelde yatar. Yine katı vicdan muhasebelerinin yaratacağı yoğun sıkıntıyı yaşamaktansa ben olmasam da olur vardır altında.

Bazen istediğimiz ya da istemediğimiz şeyler, güncel daha az etkileyen olaylar olabileceği gibi; ömür boyu kişinin hayatını etkileyebilecek durumlarda yaşandığında, etkileri her şekilde her zaman karşımıza çıkacaktır. Sevgiliye “hayır ,, denemediği için yaşanan travmatik olaylar, mesleki seçimlerde ve süreçte yaşanan sorunlar ilk anda akla gelenler…

Zaman zaman kendimize bile sınır koymak, isteklerimizin üzerimizde olan yıkıcı etkisini ortadan kaldırmak için gerekli olur.

Depresyon, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, bağımlılık içeren dürtü kontrol bozuklukları, evlilik sorunlarının temelinde de çoğu kez sınır sorunları mevcuttur.

Sınır koymak ya da hayır diyememekle ilgili savunmacı tutumlar reddedilme, sevilmeme gibi temel duygulara dayanırken inançları değiştirmek adına hayır demeyi denemek kaçınılmaz bir ödev niteliğine dönüşür.

Çocukları yetiştirirken onlara hayır deme hakkını verebilmeliyiz. Onun hayır diyebilmesi sorumluluk alabilmesi, karar verebilmesi, kendini koruyabilmesi anlamına gelir.” Şunu ye, bunu giy, bunu yap,, demek yerine “ne yapmak istersin veya neyi tercih edersin,, diyebilmek gelecekte sınır koyabilme becerileri için, ilk gerekli adımlardır. Çocuklarımızın tercihleri olması, bize hayır demesi bizi redettikleri anlamına gelmez. Sadece bireysellikleri için gerekeni yapmaktadırlar.

 

Uzm.Dr.Funda Güdücü Sağır

GELİŞİM PSİKİYATRİ

Paylaş