Dissosiyatif Amnezi ve Dissosiyatif Füg

Dissosiyatif Amnezi ve Dissosiyatif Füg


Dissosiyatif Amnezi 

  1. A.    Başlıca bozukluk, genellikle travmatik ya da stres yaratıcı özellikte olan önemli kişisel bilgileri, sıradan bir unutkanlıkla açıklanamayacak bir biçimde anımsayamama epizodunun bir ya da birkaç kez olmasıdır.
  2. B.     Bu bozukluk sadece bir dissosiyatif kimlik bozukluğu, dissosiyatif füg, posttravmatik stres bozukluğu, akut stres bozukluğu ya da somatizasyon bozukluğu sırasında ortaya çıkmamaktadır ve bir maddenin (örn. Kötüyü kullanılabilen bir ilaç) doğrudan fizyolojik etkilerine ya da nörolojik ya da genel tıbbi bir duruma (örn. Kafa travmasına bağlı amnestik bozukluk) bağlı ortaya çıkmamaktadır.

Dissosiyatif Füg 

  1. A.    Başlıca bozukluk, geçmişi unutup, birden, beklenmedik bir biçimde evinden ya da alışageldiği işyerinden ayrılıp gitmedir.
  2. B.    Kişisel kimlik konfüzyonu ya da yeni bir kimliğe bürünme (kısmen ya da tamamen)

Bu bozukluk sadece dissosiyatif kimlik bozukluğu sırasında ortaya çıkmamaktadır

Klinik Özellikler      

   A.Bulgu ve belirtiler: Üzücü olaylar nedeniyle gelişen amnezi sınırlanmış (belirli bir zaman periyodu süresince olaylar için tam bir hafıza kaybı), seçici (belirli bir zaman periyodu boyunca olayların bir bölümünü hatırlayamamaktadır) yaygın (bütün yaşamı etkileyen) sürekli (belirli bir zaman sonraki herşey hatırlanamaz) şekilde olabilmektedir. Parçalı amnezi sivil ve askeri travma ile karşılaşanlarda yaygındır. Hastada genellikle ardışık bir gelişme vardır, ilk dönem bilinçte akut bir değişim ile karekterizedir (mental konfüzyon, baş ağrısı ve zihnin tek bir düşünce ve duyguyla meşgul olması)ikinci dönemde kişinin kimlik algısında kayıp vardır. Bu durumda hasta bir füg durumu ile amaçsızca dolanabilir ve kendisi hakkında bilgi veremez. Hasta nadiren yeni bir kimliğe girdiği ve öncesine göre daha girişken hareketlerinde özgür olduğu bir üçüncü döneme girer. Amnezi ve füg arasındaki tanı ayırımı yanıltıcı olabilir muhtemelen bu iki durum birbirlerinin devamıdır.

İlk dönem boyunca konfüzyon ve bilinç değişikliği, bazı hastalarda görsel-işitsel varsanılar ve sanrıyı andıran düşüncelerle meşgul olma mevcuttur. Esasen histerik alacakaranlık durumu olarak bilinen bu durumda, şizofrenide bulunan afektif uygunsuzluk ve düşünce süreçlerindeki dezorganizasyon yoktur. Hastadaki bilinçlilik düzeyi epilepsi ve organik beyin disfonksiyonlulardan daha yüksek bir düzeyde işlev görür.

                        B.Yaygınlığı: Dissosiyatif bozukluklardaki epidemiyolojik veriler düzensizdir. Savaş gazilerinde yapılan çalışmalarda dissosiyatif amnezi yaygınlığı %5-8 bulunmuştur. Dissosiyatif füg ile ilgili veriler güvenilir değildir. Dissosiyatif kimlik bozukluğu yaygınlığı tartışmalı fakat muhtemelen düşüktür. Olgu sunumlarına göre kadın erkek oranı en az 5:1 dir. Bu oran abartılmış olabilir, çünkü erkeklerdeki dissosiyatif bozukluk olasılıkla dönemseldir ve adli  sisteme sevk edilir. Dissosiyatif kimlik bozukluğu tüm etnik gruplarda bulunmakla beraber beyazlarda görülür. Depersonalizasyon sıklıkla anksiyete(kaygı) bozuklukları, posttravmatik stres bozukluğu ve ciddi depresyonla birlikte görülür. Üniversite öğrencilerinin yarısına yakını yaşamlarında bir zaman depersonalizasyon deneyimi olduğunu iddia ederler. Yatarak tedavi edilen psikiyatrik hastaların %80’inde depersonalizasyondan muzdarip oldukları rapor edilmiştir, fakat sadece %12’sinde uzun süreli belirti tesbit edilmiş ve hiçbir vakada bu tek belirti değildir. Kadın erkek oranı eşittir.

Hastalığın gidişi ve sonuçları          

            Dissosiyatif amnezi ve füg genellikle kısa süreli yaşanan bir durum olmakla birlikte kimliğin ve belleğin düzelmesinden sonra,hasta problemin asıl nedeni ile yüzleşmelidir.

Paylaş