Depresyon – Depresyon Tedavisi

Depresyon – Depresyon Tedavisi


Çağımızın hastalığı  “depresyon,, bazen maskeli olur, kişinin kendine ne olduğunu anlaması zaman alır. Bazen de ışık görmeyen dipsiz kuyuda gibi hisseder kişi kendini. Toplumun neredeyse yarısı hayatları boyunca en az bir kere depresyonla karşılaştığı çalışmalarda gösterilmiştir.

Depresyon 3 grupta incelenebilir:

  1. depresif belirtiler:depresif bazı belirtilerin kısa süreli, tedavi gerektirmeyecek ve depresif bozukluk tanısı konulamayacak  şekilde olması. Bazı günler gün içinde birkaç saat bir şeye üzülmek, sıkıntı duymak gibi.
  2. bipolar olmayan depresyonlar
  3. bipolar bozuklukta depresyon

Depresyon daha çok kimlerde görülür?

            Yüzyılllardır varlığı bilinen bir hastalık olan depresyon ilk olarak melankoli olarak anılmıştır.WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ne göre, dünyada 100 milyon kişi depresyon geçirmekte olup,  her 4 kadından ve her 10 erkekten birinin hayatının bir döneminde depresyon geçirdiği,kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla 2 kat daha fazla olduğu belirtilmektedir.

Genellikle 30 yaş civarında izlenen bu hastalık artık çocukluktan yaşlılığa uzanan her evrede sıklıkla görülür olmuştur. Kültür, gelir, ırk, cinsiyet ayırmaksızın herkeste görülebilir. Erişkinlik öncesi kız ve erkek çocuklarda eşit oranda dağılım gösterir.

Depresyonun nedenleri?

            Depresyonun tek bir nedeni yoktur. Sosyal-psikolojik- biyolojik boyutları olan bir bozukluktur.

  1. Genetik
  2. Biyolojik etkenler
  3. Psikososyal etkenler
  4. Psikodinamik etkenler

Yaşam olayları: özellikle sevilen birinin kaybı depresyonu başlatacağı gösterilmiştir.

Biyolojik kuramlar: nörotransmitterler (serotonin, nörepinefrin, dopamin, asetilkolin, GABA, melatonin v.s), hormonlar(troid, adrenal ), nöropeptidler duygudurum düzenlenmesinde rol oynarlar.

Psikososyal kuramlar: psikanalitik ve psikodinamik modellerde depresyonun kayıp sonrası oluşumu ve belirtisel olarak öfkenin kendine yönelmesi kavramları klasik psikanalizin günümüze değin gelen parçasıdır. Bilişsel ve davranışçı modellere göre özetle olumsuz benlik görüşü, deneyimlerin olumsuz yorumlanışı, geleceğin olumsuz görülerek depresif kişinin tüm dünyayı depresif şemalarla yorumlayıp tüm yaşantıları olumsuz yönde çarpıtmasıdır.           

Depresyon için risk etkenleri nelerdir?

  1. Ailesinde depresyon ya da alkolizm öyküsü bulunması
  2. olmsuz yaşam olayların varlığı
  3. Güvensiz, endişeli, içe dönük, strese duyarlı, obsesif, bağımlı kişilik özelliklerine sahip olmak
  4. çocukluk döneminde erken kayıpların olması, aile dağılması, olumsuz çevre koşulları
  5. doğum sonrası dönem
  6. yakın ilişkilerin yokluğu, yalnız yaşamak

Depresyonun organik nedenleri nelerdir?

  1. tıbbi ilaçlar( bazı kanser tedaivisinde kullanılan ilaçlar, ,cimetidine, doğum kontrol ilaçları, analjezikler v.s)
  2. madde kötüye kullanımı
  3. nörolojik hastalıklar( demans, huntington hastalığı, multipl skleroz, Parkinson hastalığı , inmeler, migren)
  4. enfeksiyon hastalıkları(ansefalit, hepatit, sifiliz, tüberküloz v.s)
  5. neoplazmlar(kanserler)
  6. metabolik ve endokrin bozukluklar( anemi, cushing hastalığı, troid hastalıkları, diabet, üremi v.s
  7. kollagen doku hastalıkları( sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit)
  8. kalp-damar hastalıkları( kalp yetmezliğ, kalp krizi v.s)
  9. diğer tıbbi durumlar(ülser, böbrek yetmezliği, pankreatit v.s

Depresyon belirtileri nelerdir?

Uluslararası Depresyonları önleme ve tedavi komitesinin depresyonlu hastaların tanınması amacıyla hazırladığı tanı ölçütlerinden yola çıkarak hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet diyorsanız Depresyonda olabilirsiniz.

Hayattan eskisi kadar zevk almıyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor.

  •  Son zamanlarda karamsar, ümitsiz, kötümser düşünüyorum.
  •  Kendimi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorum.
  •  Uyku düzenim bozuldu.
  •  İştahım azaldı kilo kaybettim.
  •  Bedenimde ağrılar, sızılar başladı, göğsüme baskı oluyor, mideme kramplar giriyor.
  • Son zamanlarda cinsel ilgimi kaybettim.
  • Hafızam zayıfladı, birşeyi aklımda tutamıyor, öğrenemiyorum.
  •  Zaman zaman intihar etmek istiyorum. Kimseyi görmek istemiyorum.

Depresyon geçiren kişide; düşünce ve duygu, davranış, motor faaliyetlerde, biyolojik yaşamsal fonksiyonlarda değişiklikler olur.

Duygudurum alanında değişiklikler. 

  • Keder, elem, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık, umutsuzluk, ilgisizlik,
  • Hiç bir şeyden zevk alamama, hayatın anlamsız gelmesi
  • Ağlama isteği veya ağlama,
  • Konuşmaya dahi isteksiz olma.

Düşünce içeriğindeki değişiklikler:

  • Ağır depresyonlarda özellikle psikotik özellikler gösteriyor ise gerçeği değerlendirme, muhakemede bozukluklar görülebilir.
  • Kişi, organlarının olmadığını, çürüdüğünü; yeme-içmesinin hatta yaşamasının anlamsız olduğunu söyler; kötülük göreceği, dünyanın kendisi yüzünden zarar göreceği şeklinde hezeyanları olabilir.
  • Dini, temizlik içerikli yoğun takıntılı düşünce uğraşları olabilir.

  İntihar fikirleri : bazı  depresif hastalarda, kendisi olmazsa diğerlerinin daha iyi olacakları düşüncesinden hareketle gerçekleşen intiharlara kadar varan intihar girişimleri görülebilir.

Depresyonda Hafıza

  •         Dikkat azalır, konsantrasyon bozulur.
  •         Unutkanlık başlar
  •         öğrenim güçlüğü olur
  •         Bu nedenle  iş performansı ciddi şekilde azalır.

Depresyonda yaşamsal fonksiyonlar

  •        Uykuya dalmada güçlük,sık sık uyanma, sabahları erken uyanma  veya aşırı uyku hali
  •         İştahsızlık ( Perhizde değilken 1 ayda kilosunun %5′inden fazlasını kaybetme) ya da iştata artış olması
  •         Cinsel istekte azalma
  •         Hareketlerde  yavaşlama ya da huzursuzluk halinde artış
  •         Halsizlik, yorgunluk, bitkinlik.

MAJOR DEPRESİF EPİZOD TANI ÖLÇÜTLERİ (DSM-IV-TR’ye göre)(TANI ÖLÇÜTLERİ BAŞVURU EL KİTABI):

A-İki haftalık bir dönem sırasında, daha önceki işlevsellik düzeyinde bir değişiklik olması ile birlikte aşağıdaki semptomlardan beşinin (yada daha fazlasının) bulunmuş olması; semptomlardan en az birinin ya depressif duygudurum yada ilgi kaybı yada artık zevk alamama olması gerekir.

1- Hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren depresif duygu durum,

2- Hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren, tüm etkinliklere karşı (yada çoğuna) ilgide belirgin azalma yada artık bunlardan eskisi gibi zevk alamaması,

3- Kilo alımı yada kilo kaybı,

4- Hemen her gün, insomnia (uykusuzluk) yada hipersomnia (aşırı uyku) olması,

5- Hemen her gün, psikomotor ajitasyon yada retardasyonun olması,

6- Hemen her gün, yorgunluk-bitkinlik yada enerji kaybının olması,

7- Hemen her gün, değersizlik, aşırı yada uygun olmayan suçluluk duygularının olması,

8- Hemen her gün, düşünme yada düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma yetisinin azalması yada karasızlık,

9- Yineleyen ölüm düşünceleri, yineleyen intihar etme düşünceleri ve intihar etmeye yönelik tasarılarının olması.

B- Mix(karışık) epizod dışlanmalı,

C- Bu semptomlar, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya yada toplumsal-mesleki alanlarda yada önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olması.

D- Madde kullanımı ve genel tıbbi durumun etkileri dışlanmalı.

E- Yas’a bağlı durum dışlanmalı.

DEPRESYON TÜRLERİ

Maskeli Depresyon- atipik depresyon

Bu durumda klasik depresyon belirtileri yerine: Bedenin değişik yerlerinde ağrılar, sızılar, uyuşma, karıncalanmalar ve diğer anksiyete (kaygı, bunaltı) belirtileri, cinsel alanda ve beslenme ile ilgili davranışlarda bozukluklar, alkolizm, madde bağımlılığı gibi sorunlar ön plandadır. Yani temeldeki depresyon bu şekilde dışa yansımıştır.

Daha erken yaşta başlar, daha fazla psikomotor yavaşlama görülür.

  • Sıklıkla bu hastalara depresyonla birlikte panik bozukluğu, somatizasyon boz. tanıları konur.
  • Kişiler arası ilişkilerde reddedilmeye karşı aşırı duyarlıdırlar

Çocuklarda Ve Gençlerde Depresyon

Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi davranışlar, çabuk sinirlenme, alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın temelinde depresyon olabilir.

Yaşlılarda Ve Menapoz Sonrası Depresyon

  •         Kadınlarda daha sık görülür.
  •         Depresyonun tipik belirtileri olmakla beraber; ağır bunaltı (anksiyete), sıkıntı, özellikle sabah sıkıntısı, uyku bozukluğu ön plandadır.
  •         Aşırı telaş ve tedirginlik vardır.
  •         Sıkıntıdan dolayı sürekli yerinde duramama, dolaşma hali,ellerde hareketlilik vardır.
  •         Bedensel uğraşılar daha fazladır.
  •         İntihar düşünceleri yoğundur.

Postpsikotik Depresyonlar

Şizofreni gibi psikotik hastalıklarda, psikotik ataklar sonrası depresyon gözlenebilir.

Bipolar bozuklukta depresyon

                Bipolar(iki uçlu duygudurum bozukluğu) bozukluklarda, iki uçtan biri de depresyondur. Genellikle psikotik özelliklidir. (bipolar bozukluklara bkz)

KATATONİK ÖZELLİKLİ DEPRESİF BOZUKLUK

  • · Katatonik özellikler gösteren depresyondur.
  • · Tedavide özellikle EKT tercih edilir.

MELANKOLİK ÖZELLİKLİ DEPRESİF BOZUKLUK

Major depresyona benzer ancak 9 belirtiden en az 5 inin bulunması gerekir.

1. Hemen hiçbir şeyden zevk almama ön planda.

2. Sabah erken uyanma olur

3. özellikle sabahları kendini daha kötü hisseder.

4.genelde haz aldığı uyarılara karşı tepki kaybı olması.

5.psikomotor yavaşlama ya da huzursuzluk

6. belirgin anoreksi ya da kilo kaybı

7. ilk hastalık nöbetinden önce kişilik bozukluk özellikleri olmayışı

8. tam düzelme ile sonlanmış geçmişte bir yada daha çok depresif epizodun oluşu

9. geçmişte uygun somatik tedavilere iyi yanıt olması.

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESİF BOZUKLUK

  • · Doğumdan sonraki ilk 4 haftada başlayan depresyona denir.

MEVSİMSEL YAPI GÖSTEREN TEKRARLAYICI DEPRESİF BOZUKLUK

  • · Yılın belirli zamanlarında tekrarlayarak seyreder. Sıklıkla dasonbahar ya da kışın başlayıp ilkbaharda düzelir. Arasıra da olsa yaz döneminde de görülebilir. Soğuk iklimlerde, genç insanlarda ve özellikle kadınlarda yaygındır.
  • · Fazla uyuma, karbonhidrat arama davranışı, aşırı yemek yeme, kilo alma, yorgunluk-bitkinlik sık görülür.
  • · Işık terapisi özellikle yararlıdır.

DEPRESYON TEDAVİSİ:

  1. Farmakolojik tedavi( ilaçla tedavi): hastalığın açık belirtileri için akut tedavi, erken alevlenmeleri önlemek içinsürdürüm tedavisi, yinelemeleri önlemek, azaltmak ve hafif geçmesini sağlamak için ise korunma tedavisiuygun olacaktır.
  2. EKT(ELEKTRO KONVULSİF TEDAVİ): EKT nin ağır depresif bzukluklarda en etkili tedavi olduğu belirlenmiştir. Birincil tedavi seçeneği olarak şu durumlarda uygulanır:
  3. hızlı bir cevap oluşumu için acil gereksinme
  4. diğer tedavilerden daha az risk taşıması halinde
  5. hastanın EKT ye daha önce daha iyi cevap verdiğine yönelik geçmiş öykünün bulunması
  6. hastanın tercihinin bu tedavi olması
  7. hastanın diğer tedavilere yeterli yanıt verememesi ya da tolere edemediği durumlar
  8. Psikoterapiler: hastanın durumu ve ihtiyacına göre belirlenen bir terapi şekli uygundur. Psikanalitik, psikodinamik veya bilişsel- davranışçı terapilerden olabilir.

HASTALIĞIN GİDİŞATI: Bazı hastalarda tam iyileşme sağlanırken %50 hastada daha sonra başka bir depresif nöbet ortaya çıkmaktadır. %5 i kadar hastada iyileşmeden kalabilmektedir. Erken, agresif tedaviler hastalığın gidişini önemli ölçüde iyileştirirken, bu yapılmazsa gidişat kötü olabilmektedir.

 

Paylaş

Gelisim Psikiyatri