Aktif Terapist

Aktif Terapist


Terapist,  özünde paylaşımcı, ilgi gösteren bir kişidir. Helene ve Ernst Papanek’e göre ‘’terapist aktif olarak katılım gösterir.,,

Keskin çizgilerle belirtilmiş bir rol oynamadan, hastaya karşı bir sıcaklık ve gerçek ilgi gösterir, hastanın değişme ve iyileşme arzusunu destekler. İlişki, hastanın kendine yardım etmesine yardımcı olur.’’

Adlerci terapistler fikir ve düşüncelerini ifade etmede özgürdür. Spontane olarak gelişen böyle bir ifade , hastaların terapistleri insan olarak görmelerini sağlar. Eğer terapist ‘’hmmm, hmmm’’ diye ara vererek konuşursa, hasta da öyle konuşur ve hasta bu yolla mükemmel olmama zorunluluğu konusunda cesaret alır (Lazarsfeld, 1966). Bu deneyim terapiyi de kolaylaştırabilir.
Terapistler kendi kendilerinin değerlendirmelerini terapiye katmamalıdır, bunun yerine prestij düşüncesi olmadan, başarılı olduğunda bunu çok abartmadan veya başarısızlıklarda cesaretini yitirmeden terapiyi sürdürmelidirler. Yoksa, bir terapiden diğer terapiye veya tek bir terapi seansı içinde plastik top gibi zıplayabilirler.uzman-psikolog-funda-guducu
Terapistler kendilerini oldukları gibi gösterirler. Anonim terapist kavramı Adlerci psikolojiye yabancıdır. Bu tür bir rol, eşitlik taraftarı bir insani ilişkinin kurulmasını zorlaştırarak hasta ve terapist arasındaki sosyal mesafeyi artırır. ‘’Anonim terapist’’ rolü, aktarım ilişkisi kurulmasını kolaylaştırmak için yaratılmıştır ama Adlerciler Freud’un bulduğu aktarım kavramını reddettiği için bu tür bir tutum, zararsız da olsa, ilişkide alakasız olacaktır.Dreikurs (1961) terapistler arasında hastalara çok yakın davranılmaması gerektiği çünkü bunun terapötik ilişkiyi olumsuz yönde etkileyeceği yönündeki yaygın inanıştan dolayı üzüntü duymuştu. Shulman (Wexberg, 1929/1970) terapistin rolünü ‘’yardımcı olan arkadaş’’ olarak tanımlar. Terapist kendini güvende, kendi evinde gibi,insan ve hatalı olabilmekten korkmayarak dolasıyla da  ebeveynlerinin değerlendirmelerinden, eleştirilerinden  veya düşmalığında (Rogers’ın ‘’uyumu’’ kavramı) korkmayan biri gibi hissettiğinde kendini açığa çıkarabilir.
Terapist yargılayıcı mıdır? Bir bakıma bütün terapistler yargılayıcıdır çünkü terapi bazı değerlendirmelere dayanır: belirli bir davranış diğer bir davranıştan daha iyidir, belirli hedefler diğer  hedeflerden daha iyidir, bir kişilik yapılanması, diğerlerinden daha üstündür inancı gibi. Ancak, bazı müdahale prensipleri arasında iki temel prensibin ilgi gösterme ve destek verme olduğu düşünülürse, eleştirel veya yargılayıcı bir yaklaşımdan uzak durulur.  Yaklaşımlarının bazılarında netleştirme, yüzleştirme ve yorumlama  esnasında danışan bu tur uygulamaları eleştiri ya da yargılanma olarak hissedebilir bu da terapi seansının halihazırda konusu olur.
Terapi, bir çeşit öğrenme olduğu için, herkes değişebilir. Viyana’daki Çocuk Suçlara Rehberlik Merkezi’nin kapısında ‘’Hiçbir zaman geç değildir’’ yazmaktadır (Kramer, 1947).

Paylaş

Gelisim Psikiyatri