Psikoterapideki Mevcut Durum

Psikoterapideki Mevcut Durum


Corsını ( 2001 ) 250 kadar psikoterapi sistemi listeledi ama şu anda 400’den fazla sistem bulunmaktadır.Herkesçe bilinen ve çoğu insan tarafından kabul edilen bazı dinler olduğu gibi, bazı psikoterapiler de çokça bilinir ve birçok insan tarafından kabul edilir. Nasıl bazı dinler batıl ve geleneklere aykırı olarak görülüyorsa, psikoterapide de bazı sistemler geleneksel yaklaşımların kenarında yer alır.psikoterapi-uzman-kadikoy-atasehir-4
Psikoterapide, ideolojik olarak dışa kapalı gruplar vardır. Bazı kapalı gruplardaki insanlar,kendilerinin en doğruyu,en tamam olanı,tek ve son cevabı bildiklerini ve diğer sistemlerin tamamlanmamış, belirsiz,zayıf ve yanlış olduklarını düşünürler.
Bu durumun değişti ve daha geçirgen hal aldı. Diğer yaklaşımları da içinde barındıran sistemler gelişmeye başladı. Daha da ileri gidip bütün iyi terapistlerin eklektik bir durum benimsediklerini söylenebilir, Corsini ninde söylediği budur. Bu onların,terapiye uygun, belirli yaklaşımlarla birlikte belirli bir kuramı takip etmedikleri ya da belirli metotlar kullanmadıkları anlamına gelmez; aksine bu, teknik ve metodun, terapistin kuramı göz önünde bulundurmadan o anda danışanla ilgili ne yapması gerektiği konusunda doğru karar vermesiyle karşılaştırıldığında, ikinci planda yer aldığı anlamına gelir. Daha basit bir dille ifade edersek psikoterapi, arkasında bir sanat bırakır. Bu yüzden, eğer formel seçmecilik artıştaysa bu iyiye işarettir: Bu durum psikoterapinin olgunlaştığını gösterir.
“Kim – Nasıl – Kime” Faktörü
Corsininin inancı “ psikoterapide geçerli olan şey, terapiyi kimin yaptığı, nasıl ve kime yaptığıdır,,; yani “kim-nasıl-kime” faktörüdür. Aynı kuramsalı paylaşsakta ve genellikle aynı şekilde çalışılsa da , her yeni hasta “kim-nasıl-kime” faktörünün bir sonucu olarak birbirinden farklı terapiler görürler..Bir terapist belli noktalara ulaşmak için hikayeler anlatırken, bir diğeri sokratik sorgulamayı sever. Biri sevgi dolu anne ya da baba rolündedir,diğeri oldukça alaycıdır.Bazıları danışanlarına arkadaşça yaklaşırken, diğerleri mesafelidir. Bazıları danışanları kendileriyle eşit olarak görürken,diğerleri danışanlarını, daha etkileyici bir şekilde çalışma yöntemlerinin öğretilmesi gereken öğrenciler olarak görürler. Bu yüzden, bu belli bir kuram ve metodolojiyi savunan grupta bile,terapi uygulanması ve yöntem konusunda oldukça farklılıklar yaratır.
Bazen “nasıl” değişkeni, “kim” değişkenlerinden daha az önem taşıyabilir çünkü teknik konusundaki farklılıklar bazı sistemler için oldukça küçük olabilir. Fakat, kişi merkezli yaklaşım gibi açıkça sınırlanmış bir metot, diğer karmaşık metotlar sonuç vermezken, bazı insanlar için çok iyi sonuçlar çıkarabilir. Gerçekten de basit olan şey, çoğunlukla karmaşık olana üstündür ve psikoterapide bile az olan şey, bazen çok şeyler doğurur.
PSİKOTERAPİ ve PSİKOTERAPİST
Psikoterapi mucidinin kişiliği ile kullandığı sistem arasında bir uyum vardır. “Freud,Rogers ve Moreno” başlıklı bir makalede (Corsini, 1956 ), bu üç kişinin aşikar kişiliklerini ve psikoterapi sistemlerini karşılaştırmıştır. Corsini “ Freud ile hiç tanışmadım fakat hakkında çok fazla biyografik bilgi var ve buna dayanarak kişiliği ve psikanaliz metodunun uyumlu olduğu rahatlıkla söylenebilir.Diğerlerine nazaran Freud daha sessiz, insanlarla zor iletişim kuran, ukala, kitapsever bir entelektüeldi. Metodolojisi, yani insanları koltuğa uzandırıp arkalarına oturarak görüş alanından kaybolması ve hastalarını dikkatle dinlemesi, tamamıyla aşikar kişiliğiyle örtüşür; Freud sistemiyle bütünleşmiş haldedir.
Carls Rogers’ı çok iyi tanırdım.Chicago Üniversitesi’nden mezun bir öğrenci olarak (1953-1955), onun hem danışanı hem de öğrencisiydim. Sonraki yıllarda, onunla birçok sosyal organizasyonda ve profesyonel toplantıda da karşılaştım.Rogers gündelik hayatında hem bir öğretmen olarak, hem de bir terapist olarak tamamen aynıydı; sistemiyle bütünleşmişti.
Bu benzerlikler okuyucuya neyi çağrıştırır? İnanıyorum ki danışmanlık ve psikoterapi söz konusu olduğunda,en iyi kuram ve metodolojinin kişinin kendisine yakın olan olduğu görülecektir.Psikoterapist, kişiliğine uymayacak bir metodu kullanarak mutlu ya da başarılı olamayacaktır.Gerçekten başarılı olan terapistler kendi kişiliklerine uygun bir kuram ve metodoloji üretirler ya da benimserler,, (Corsini,1991 ve Dumont & Corsini, 2000 ).
Bu anlatımları okurken ve hangi psikoterapi ekolü daha mantıklı diye karar vermeye çalışırken terapist, aynı zamanda kendi hayat felsefesine uyan, kuramsal destekleri geçerli olan ve metotları daha cazip bir ekol seçmelidir.
Kaynakça
Raymond J. Corsını & Danny Weddıng…Modern Psikoterapiler

Paylaş

Gelisim Psikiyatri