Adım Adım Gelişim

Uzman Doktor Funda Güdücü Sağır (Psikiyatrist-Psikoterapist)

Hizmetlerimiz

Neyi, neden yaşadığımızı anlayabilmek için farkındalık ve değişim-gelişim için psikoterapilerimizle; ruhsal durumun değerlendirmesi ile uygun tedaviyi belirleyerek gerektiğinde tedavi ve destek için buradayız.

uzman-psikolog-kadikoy

Psikoterapiler

Psikoterapi, bireylerin duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümünü, ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını amaçlayan tekniklerin genel adıdır. Uzmanlarımızdan  destek ve yardım alabilirsiniz.

cocuk-gelisimi-ve-psikolojisi-psikoterapi

İletişim

Şemsettin Günaltay Cad. Suadiye Mah. Zafer Apt. No:77 K:6D:16 Kadıköy / İSTANBUL

0 216 411 48 37
0 544 411 48 37

bilgi@gelisimpsikiyatri.com

Gelişim Psikiyatri

Hayatımızın hangi döneminde olursak olalım gelişim ve değişime ihtiyaç içindeyizdir. Bazen duraklamalar, gerilemeler olsa dahi fiziksel ve ruhsal değişim devam eder. uzman-psikolog-funda-guducuBu değişimleri bazen kabullenmek bazen de gelişime katkı olarak kullanmak gerekir. Bu da ancak farkındalık –kapasitelerini kullanma-gelişim süreçleriyle mümkün olur. Bu süreçte  ruhsal hastalıkları ve “kendini tanımak,,ve “kendi olmak,, yolunda gelişim için yardım almayı desteklemek için buradayız.

Gelişim Psikiyatri, 2011 yılında Psikiyatrist-Psikoterapist  Dr.Funda Güdücü Sağır tarafından kurulmuştur. Çalışma arkadaşlarıyla birlikte yetişkin ve ergenlerde

  •  Psikiyatrik muayene ve değerlendirme
  •  Psikometrik test uygulamaları
  •  Bütüncül-bilişsel-dinamik-emdr-hipnoz-duygu odaklı terapi yaklaşımları ile bireysel ve çift-aile terapileri
  •  Grup terapileri
  •  Psikolojik bilgilendirme toplantı çalışmaları sürmektedir

Funda Güdücü Sağır

1972 yılında İstanbul’da doğmuştur. Liseyi İzmir’de Kemalpaşa lisesinde tamamladıktan sonra Uludağ Üniversitesi Tıp fakültesine 1990 yılında girmiş ve 1996 yılında mezun olmuştur.Bir yıl İzmir Atakent Tıp Merkezinde pratisyen hekim olarak çalışmıştır. funda-guducu-21999-2004 yıllarında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD ‘da asistanlığını tamamlamış. 2004 yılında uzmanlığını almıştır. Bitirme tezi olarak major depresyonda ilaç tedavisi ile ışıktedavisi ve uykuyoksunluğu tedavilerinin karşılaştırması üzerine yaptığı çalışmayı vermiştir.

 

Kaplan&Sadock Klinik Psikiyatri (2004) kitabının çevirisine katılmıştır. (Prof Dr Ercan Abay editörlüğünde).

Onkoloji hastalarında depresyon ve anksiyete bozukluğu tarama çalışmasına katılmıştır. Gazi psikiyatri günleri için paylaşılmış psikotik bozukluk üzerine poster sunumu hazırlamıştır. 2002 Trakya Üniversitesi öğrenci kongresinde aşkın nörobiyolojisi konulu paneli sunmuştur.

2007’ de uygulamalı hipnoz eğitimi ardından 2007-2009 yılları arasında yine Psikoterapi Enstitüsünde “Bütüncül Psikoterapi,, eğitimi almıştır. 2009 yılında Masterson Enstitüsünden dinamik yönelimli psikoterapi süpervizyonu almıştır.Türk Psikiyatri Derneği ve Türk Uyku Araştırma Derneği üyesidir. Devamı..

Adım Adım Gelişim

Gelişim Psikiyatri - 0 216 411 48 37

Eğitimler

Eğitimlerimiz
Kişinin kendi ve çocuklarının psikososyal gelişimini, sorunlarının kaynaklarını anlama; bilinçli farkındalık için bir kapı açacak olan eğitimlerimize yakında pazar günleri Gelişim Psikiyatride sizleri bekliyor olacağız. Herkese açık olacak eğitimler 15 kişilikgruplar olarak planlanacaktır.
Eğitim Programı;
1. 0-8 yaş dönemi psikososyal gelişim,
2. 8-15 yaş dönemi psikososyal gelişim,
3. 15 yaş ve sonrası dönem için psikososyal gelişim,
4. Travmaların psikososyal gelişime etkileri.

psikolog-egitimler-atasehir

EMDR - (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme

Zaman her yarayı iyileştirmez ve o yaralar bizim travmalarımız oluverir.

Bir yerden taşınma, varlığını,işini, eşini kaybetme; utandırılma, aşağılanma, rededilme, tartışma gibi  yaşantılardan büyük kazalar, fiziksel, cinsel ya da duygusal tacizler, tecavüz; savaş ya da deprem,sel gibi doğal afetlere bağlı yaşanan olaylar Travma sonrası stres bozukluğu tanısı için gerekli olan önemli olaylara kadar uzanır.

Hayatımızda edindiğimiz deneyimlerle yeni durumları ve ilişkileri değerlendiririz. Öğrendiğimiz herşey beyinde depolanır. Bu depoda kayıtlı olan anılar ilgisiz görünen bir durumda bile bilinçdışı şekilde bu anımızı kontrol ederler. Anılar işlenmeden kalır ise Gördüğümüz bir renk, duyduğumuz bir müzik ya da haber emdr-uzman-psikolog-kadikoy-atasehirsebebini anlayamadığımız şekilde rahatsız eder ..Çoğu kez geçmiş bağlantılarını bulamadığımız bu anlar yeni kötü deneyim olarak tekrar kaydolur. Beynimizde kayıtlı milyonlarca bilgi bir network içinde bağlantı kurar. Böylelikle yeni bilgilerin de yanlış ya da kirlenmiş olarak kaydı gerçekleşir. İşte bu noktada EMDR networkun kurduğu yanlış bağlantıları sonlandırmak ve işlenmemiş anıları işlemek için çok iyi bir tekniktir.

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ

Son yüzyıl içinde pek çok psikoterapi ekolü gelişmiştir. Hep bir üst model gibi düşünülerek insanın daha önce açıklanamayan bir yönüne, iç dinamiklerine veya düşünce ve davranışlarına yönelik bir açıklama ve yaklaşımla geliştirilenbutuncul-psikoterapilerher ekol insanı kendi sistemi içinde açıklamaya ve tedavi etmeye yönelmiştir.Bu yaklaşım  insanı bir yönüyle  izah ederken, bütün olarak izahta yetersiz kalmaktadır. Son yıllarda psikoterapi teknikleri de bu nedenden daha bütüncül yaklaşıma yönelmektedir.Tek bir teori üzerinden  çalışmak bazen anlaşılamaz pek çok alan bıraktığı gibi, hastaya yararlılığı da sınırlar. Hastanın durumuna, ihtiyacına göre bir ya da birden fazla tedavi ve yaklaşım tarzını benimsemek, katı bir tarzda tek model yaklaşımdan daha faydalı olmaktadır. Örneğin, ısrarla davranışçı yaklaşım uygulanan bir hastanın, benzeri belirtilerle hastalığının tekrarlaması  bir başka terapi şekline ihtiyaç olduğunu gösterebilir.

DİNAMİK YÖNELİMLİ PSİKOTERAPİ

Bireyin kendi olmak için kendisiyle çalışmasına yardımcı olan terapilerdir. Terapist değil danışan daha çok aktiftir. Psikodinamik terapi modelleri, Freuddan başlayarak birçok değişim ve gelişim göstermiştir. Bireyin sorunlarını yaşamının sadece bir kesitinde değil geçmişle bütünleştirerek, geçmişin  bugünde ki  etki ve izleriyle birleştirerek ele alan bir modeldir. İnsanı geniş şekilde tanımlama, ruhsal gelişim evrelerini ve bu evrelerdeDinamik-Yonelimli-Psikoterapimeydana gelebilen zararlı etkileri, yanlışlıkları ortaya koyarak bunlara yönelik tedavi edici bir program ortaya koyar. Psikodinamik modeller arasında insanın ruhsal model anlayışları aynı, fakat tedavi teknikleri açısından yaklaşımları farklıdır. Bilişsel ve davranışçı modelle açıklayamadığımız ya da tedavi edemediğimiz vakalara dinamik formülasyonla yaklaştığımızda çözümlendiğini görüyoruz. Psikodinamik yaklaşım bireyi duygusu, düşüncesi, davranışı, ailesi, kültürel ve sosyal yapısıyla birlikte ele alırken geçmişi bu sistemin içinde hep vareder.
Hastanın savunma mekanizmalarının belirlenmesi ve ego kapasitelerinin de  geliştirilmesi amacına yönelen terapi türüdür. sadece hastalık belirtilerine yönelik değildir. Bu yaklaşımlar içinde psikanalitik yöntem tedavi tekniğinin pratik güçlükleri nedeniyle uygulaması tüm dünyada azdır.Çünkü çok uzun zaman gerekir hatta yıllarca süren bir tedavi şeklidir. Diğer psikodinamik yöntemler tüm dünyada artık  daha çok tercih edilen yöntemlerdir.

BİREYSEL PSİKOTERAPİ

Psikoterapi sanıldığı gibi iki kişi arasındaki sohbet değildir.  Freud’un geliştirerek kuramsallaştırdığı psikanalizden başlayarak çeşitli psikolojik kuramlar geliştirilmiştir.; Jung analitik psikoterapisi, Gestalt yaklaşımları, bilincalti-nedir-uzman-psikiyatristbilişsel ve davranışçı psikoterapiler, varoluşçu psikoterapi, psikodinamik yaklaşımlardan herhangi birisini kullanan ya da hepsini kullanabilen  bütüncül yaklaşım birer psikoterapi teknikleridir. Dünyada yüzlerce psikoterapi tekniği olduğu söylenmektedir. Ama bunları az önce sıraladığımız tekniklerden bazılarının altında incelemek mümkündür. Uygulama ve teknik  farklılıklar mevcuttur. Bazıları kısa süreli  ve belirtilere yönelik çalışmalardan ibaretken bazıları daha çok kişilik ya da kendilik sorunlarına yönelik çalışır.

 

KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN PSİKOTERAPİSİ

Gelişim ruhbilimine göre kişiliğin temel yapı taşları ilk altı yaş içinde oluşur ve bunlar sonraki yaşamda köklü değişiklikler geçirmez. Uygulamalar da kişilik yapılarının temel özelliklerinin ileri yaşlarda değişmediğini doğrular. Psikoterapinin başlıca amaçları kişilik yapısının temel taşları arasındaki uyumsuzluğu düzeltmek, çatışmaları çözmek ve üst benliğin aşırı yargılarını yumuşatmaktır, kişilik yapısını değiştirmek değil.Örneğin kişilik yapısın temel bir özelliği olan ‘özveri’ bir erdem olarak görülür ve değiştirilmesi düşünülmez, ancak özveri aşırı boyutlar kazanır ve kişinin doyumunu engeller,bencil isteklere karşı bir savunma olarak kullanılır ya da iç sıkıntısına neden olursa psikoterapi süresince işlenmesi gerekir.Psikoterapilerde işlenen özverinin kendisi değil, aşırılığı, yanlış anlaşılması ve yanlış yerlerde kullanılmasıdır. Böylece özverinin kişinin zararına nitelikler kazanması önlenir.Bu işlemde kişilik yapısının temel nitelikleri değişmez.Bunlar zaten gelişimin ilk altı yılında oluşur, süreklilik ve kalıcılık niteliklerini bu evrede kazanırlar.kişilik-psikoterapi2
Benzer bir biçimde saplantı-zorlantılı (obsesif kompülsif) kişilik yapılarının düzen,temizlik ve tutumluluk gibi temel özellikleri bir erdem olarak görülür. Ancak bunların aşırılaşması ve kişi için eziyet verici boyutlar kazanması, bu eğilimlerin işlenmesini zorunlu hale getirir.Bunların işlenmesi, kişinin yapısını değiştireceği, artık düzen, temizlik ve tutumluluk gibi belirleyici özelliklerini yitireceği anlamına gelmez.
Psikoterapi uygulamaları bu tür bir anlayış ve yaklaşım benimsendiğinde kişilik bozukluklarının sağaltımın sanıldığı kadar güç olmadığını göstermektedir. Kişilik bozukluklarının ,sağaltımı en güç tanı kümelerinde birini oluşturduğu tartışma götürür bir görüştür. Psikanaliz belirli kişilik bozukluklarında başarısızlığa uğramaktadır.Reich(1933) bu kümeye ‘karakter nevrozları’ adını vermiştir.Davranışların özgül nitelikleri, örneğin süregenlikleri, benlikle uyumu (egosintonik) oluşları ve tümden savunma işlemlerini üstlenmeleri karakter nevrozlarının başlıca tanı ölçütleridir.Bunlara, benliğin tüm gücünü aşırı cezalandırıcı üstbenliğin emrine vermesi ve bu aşırı cezalandırıcı üstbenlikten hiç rahatsızlık duymaması eklenir. Örneğin,saplantı- zorlantılı kişilik bozukluğu olan bir insanda aşırı tutumluluk,düzenlilik ve temizlik gibi davranışların daha da aşırılaşması,süregenleşmesi, benlikle uyumlu olmaları ve bunlara aşırı yargılayıcı bir üstbenliğin eklenmesi karakter nevrozu tanısını gerekli hale getirebilir.
Kişilik bozukluğunun karakter nevrozu nitelikleri alması durumunda davranışlar tümüyle savunma işlevini üstlenir,benlik tüm gücünü üstbenliğin yasaklarını uygulamak için kullanır ve onun şiddetli yargılarından bir rahatsızlık duymaz .İstenmeyen bir duygunun yerini davranışlar alır.Öfke yerine kontrolün şiddetlenmesi,cinsel istek yerine temizlik yapmanın aşırılaşması ve kişinin kendisine koyduğu yasakların acımasızlaşması gibi. Böylesi davranışların süregenleşmesi, benliğe yabancı olmamaları, savunma işlevi üstlenmeleri ve benliğin tüm gücünü katı bir üstbenliğin emrine vermeleri psikanalizin karakter nevrozlarındaki başarısını azaltan büyük bir engeldir.
Kişilik Yapılarını Ayırma Güçlükleri
Psikoterapi uygulamalarında şizoid, depresif, obsesif kompülsif ve histerik kişilik yapıları gibi sınıflandırmalar büyük yararlar sağlar. Buna karşın bireyleri kişilik yapılarına göre sınıflandırmak güç bir işlemdir. Kişilik yapılarına belirleyen çatışma,savunma ve davranışlar gibi ögelerdeki iç içelik, çok yönlülük, karmaşıklık ve değişebilirlik saf bir kişilik yapısının gelişmesini engeller. Yani ruhsal olguların çok yönlülüğü yalnızca şizoid ya da depresif olarak tanımlanabilecek saf bir kişilik yapısının gelişmesini olanaksızlaştırır. Bu nedenle kişilik yapılarına ilişkin sınıflandırmalar büyük öğrenim kolaylıkları sağlamalarına karşın bazen yapay, çelişkili ve zorlamalı görünürler. En saf kişilik yapılarında bile başka kişilik yapılarına özgü davranış özellikleri kolaylıkla saptanabilir.

HİPNOZ - HİPNOTERAPİ

Hipnoz tamamen bir uyku hali değildir. Uykudan farklı fizyolojik değişimler vardır. Çeşitli yöntemlerle oluşturulan bir bilinçli uyku hali gibi açıklayabiliriz. Kontrolün kaybedileceği, iradenin teslim edileceği yanlış inancı vardır. Aslında dayatılan bir şey değil, kşinin kendi kendine yaptığı bir şeydir, hipnozu yönetende yardımcı olan rehberdir.hipnoz-uzman-psikiyatrist

Hipnoz birkaç yüzyıldır üzerinde çalışılan bir alandır. Bazılarınca magic anlam ve beklenti yaratan bir alan olmasına karşın ehli kişilerce amaca yönelik kullanılır ise amaçtan çok araç olarak oldukça yardımcı ve yararlı bir yöntemdir. Özellikle tıpta bazı alanlarda kullanımının  yaygınlaşması etkinliği hakkında bilgileri artıracaktır. Şimdiye dek diş hekimliğinde, doğum sancısı kontrolünde, alerjik hastalıklarda, anestezide, psikiyatri alanında kullanım imkanı bulmuştur. Özellikle psikiyatrik hastalıklar için hipnoanaliz, hipnoterapi olarak kullanılmaktadır. Kaygı bozukluklarında, depresyon, yeme bozuklukları, bağımlılıklarda çoğu kez telkin uygulamalarıyla belirtilere yönelik çalışmalar vardır. Ayrıca psikoterapi çalışmalarında bilinçdışı süreçlere ulaşmayı kolaylaştıran bir yöntem olarak kullanılır

KİTAPLAR

Tutkuyla Nefret Arasında Aşk Öyküleri

takintili-asklar-kitabi

VİDEOLAR

KAYGININ BİNBİR HALİ

PANİK BOZUKLUK VE TEDAVİSİ

Aşk her türlü duyguyu içinde barındırabilen bir durum belki, yoğunlaşan duygular içeriği gereğince nereye çekerse oraya koşar. Bazen midede uçuşan kelebekler olup ayağını yerden keser. Bazen de yerden yere vurur dayanılmaz acılara sürükler.Acı çekene dek sorunlar çoğu kez algılanmaz. Bu ölümcül acıdan kurtulmak için başka bir acı, intikam, işkencenin daha büyüğünü yaşamaktansa sevdiğine inandığının işkencesi daha tatlı gelir.

Vazgeçilmez olan AŞKIN HER HALİ geçmişimizde bir yerlerde üzerine tohum atılmasını bekler. Her tohum filizlendikçe filizin ömrünü yine kendi elleriyle belirler kimi filizler dallanır meyve verir, kimi de köküne balta vurur. .. Tohum atılan toprağa bakım gerekir!

EMDR Nedir?

EMDR Nasıl Uygulanır?

HUZURSUZ BACAK SENDROMU VE TEDAVİSİ

Gecenin bir vakti nasıl yatıştıracağınızı bilemediğiniz, huzursuz çocuk gibidir bazı bacaklar. Nereye koyacağınızı, nasıl rahatlatacağınızı bilemezsiniz.Bazen insanı canından bezdirir, uykuyu haram eder. Bazen ortadan kaybolur da bir nefes alırsınız. Biz bu bacaklara huzursuz bacak deriz. Elbette bir tedavisi var.


ÖZGÜL FOBİ VE TEDAVİSİ

SOSYAL FOBİ VE TEDAVİSİ

EBEVEYN ERGEN İLİŞKİ SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ

EBEVEYNE GÖRE ERGENLİK SORUNLARI

ERGENE GÖRE EBEVEYN SORUNLARI

ERGENLİK SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ...

Gelişim Psikiyatri

Adım Adım Gelişim


Psikoterapiler

Paylaş